

BİRLİKTE BÜYÜMEK
15 yılı geride bırakırken “Birlikte büyüyoruz.”düşüncesiyle yola çıkıp, üçüncü kitabımı tamamlamıştım. İçimden geçenleri, TOÇEV’le ve oğullarımla büyüme hikayemi kitabımda şu altını çizdiğim cümlelerle aktarmıştım. “Büyüyoruz. Birlikte büyüyoruz. Oğullarım, TOÇEV ve ben... Bende değişmeyen tek şey annelik duyguları... Oğullarım da büyüyor. Kimi zaman, kendilerini kanıtlamak için, benden uzaklaşarak büyüyorlar. Sözgelimi arkadaşlarıyla birlikte oldukları zamanlarda benim yanlarında bulunmamdan hoşlanmıyorlar. Aslında istedikleri özgür olmak! Ben de onlarla birlikte yeniden büyüyorum. Ne kadar onları iyi anladığımı düşünsem de her zaman hoşgörülü olamadığımın farkındayım. Birlikte büyüyoruz işte; oğullarım büyüyor, TOÇEV büyüyor ve onlarla birlikte ben de yeniden büyüyorum. Çocuklarım kendi kanatlarıyla uçmayı öğrenme çabasındayken, ben de onlara nasıl davranmam gerektiğini öğreniyorum. Kendimi daha çok eğitmem gerektiğinin de farkına vararak. Büyümenin en güzel yanı şu sanırım; nerede ve nasıl olursak olalım sorumluluklarımızı bilerek davranıyor, toplumumuzla uyum içinde, severek ve sevilerek yolumuza devam ediyoruz. Annelik duygusundan beslenen her davranışın sonucu mutlaka güzel ve değerli... TOÇEV onaltı yılı geride bıraktı. Neler yaşayarak bugünlere geldiğimi düşünüyorum; duygulanmamak elde değil. TOÇEV olarak, çalışma arkadaşlarımla birlikte, çocuklarımız için ürettiğimiz güzellikler hepimizin hayatına ayrı bir değer katıyor. Huzur duyuyorum. Değişik koşullarda yetişmiş ve yaşam öyküleri birbirinden farklı insanlar olarak bir araya geliyoruz ve değerlerimizi paylaşarak ülkemizin geleceği olan çocuklarımız adına iyi şeyler yapmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Kimi zaman duvara tosluyoruz, tökezliyoruz, hatta düşüyoruz. Gözümüzden yaşlar aktığı anlar da oluyor... Ama çocuklarımızın gözbebeklerindeki ışıltı, başardığımızı söylüyor bize ve işte o anlarda tüm olumsuzluklar siliniyor, bir anda. Yerini katıksız bir mutluluğa bırakıyor. Bu bizim ödülümüz. Daha ne olsun!” Yıllar boyunca birçok farklılık yaşanmıştı TOÇEV’in ve benim hayatımda. Eisenhower Foundation’dan aldığım ödülle iki ay boyunca Amerika’daki birçok STK’yı tanıma, onlarla fikir alişverişi yapma ama en güzeli de kendimize uzaktan bakma şansım oldu. STK’ların toplumdaki önemini bir kez daha fark ettim. Onaltı yıl önce çıktığımız yolculuğumuzda artık ülke çapında birçok noktada farkındalık yaratabilmiş bir STK olmuştuk. Devlet işbirliğiyle, onlarca uluslararası ve ulusal kurumla birlikte milyonlarca çocuğun hayatına olumlu bir şekilde dokunduk ve dokunmaya da devam ediyoruz. İşte bu noktada sorumluluğumuz daha da artıyor. STK’lar artık bir sektör haline geldi ve bizlerin de buna öncülük etmesi gerekiyor. STK’ların sektör olduğunun kabullenilmesi, çoğalması için çaba göstermeliyiz. Daha yapılacak çok şey var. Dedim ya büyüyoruz, ben büyüyorum, oğullarım büyüyor, TOÇEV büyüyor ama en önemlisi STK algısı büyüyor... Okuttuğumuz ve değişik projelerle destek olduğumuz üç milyon çocuğu- muza dokunmuş olmanın gururuyla ve hiç bitmeyen hevesimizle aslında sizlerle ve çocuklarımızla birlikte büyüyoruz. Daha dokunulmayı bekleyen çok çocuk var ve iyi ki sizler de varsınız! TOÇEV olarak verdiğiniz değerli desteğe teşekkür ederiz.

"DOKUNMAK"
“Dokunmak” kavramı içinde çok fazla anlam barındıran “büyülü bir kelime” bana göre... Derinliğine düşündüğümüzde çok şey buluruz aslında içinde, insana ve hayatımıza dair; dostlukların, acıların, aşkların, hüzünlerin ve mutlulukların hikayeleriyle doludur ve bizi biz yapan değerler bir nakış gibi işlenmiştir aslında… Ama hep kaçarız yaşanmışlıklardan. Farkına varmayız bize dokunanların ve bizim dokunduklarımızın... Yaşananları yeniden anlamak ve hayatı keşfetmek için “dokunmak” kavramının iç zenginliğine yolculuk yapmak yeterlidir aslında. Değer de doğrusu! İşte TOÇEV böylesine anlamlı ve değerli hikayelerin toplamıdır; yaşamaya ve yazmaya gönüllü olduğu daha nice hikayeler için çabalayacağı gibi… “Farkında mısınız? Dokunuyoruz” dedik ve on yedi yıldır “sevgiyle, samimiyetle, içtenlikle dokunduk” sayıları milyonları bulan çocuklarımıza. Yüzlerce kişiyle beraber dokunduk. Çocuklarımızın sorumluluklarını yüreğimizde hissederek dokunduk. Onlarla çiçek açtık, birlikte hissettik, birlikte büyüdük; hayatı birlikte keşfettik yeniden. Hayatımızı birlikte değiştirebileceğimizi öğrendik her dokunuşumuzda. - Son yedi yılda 201 okul onarımı, - Son altı yılda 70.000 çocuğa kırtasiye malzemesi, bot-mont ve karne hediyesi dağıtımı, - Son beş yılda 8 yatılı ilköğretim bölge okulunun (YİBO) iç ve dış mekan donanımı, - Son dört yılda 29 öğretmen lojmanının iç-dış donanımı ve düzenlenmesi, - Son beş yılda 100’den fazla çocuk parkı düzenlemesi ve açılışı, - Son beş yılda 39.262 çocuğa ilk yardım eğitimi, - Son üç yılda 2.006.908 çocuğa ağız–diş sağlığı eğitimi, - Son iki yılda 1.019.717 çocuğa kitap dağıtımı, - Son bir yıl içinde 27 okula kitaplarıyla birlikte kütüphane kurulumu, - Son beş yılda 100.000 köy çocuğuna tiyatro ulaştırılması, - Son iki yılda 10.605 çocuğa gıda desteği ve sağlıklı beslenme eğitimi, - Son üç yılda 38.044 çocuğa küresel ısınma eğitimi, - 17 yıldır TOÇEV bünyesinde yetişen binlerce TOÇEV çocuğu, ve daha birçok proje ile toplam 5.000.000 çocuğa dokunmuşuz. Dokunduk ve hissettik… Paylaştık ve bizimle beraber yol alan herkesle, çocuklarımızla öğrendik; öğrendiklerimizi hep birlikte çoğaltmanın ve tüm öğrendiklerimizi her zaman ve açık yüreklilikle paylaşmanın zamanıdır. “Farkında mısınız? Dokunuyoruz” derken hem bunca yıl hep beraber başardığımız güzellikleri hatırlayalım hem de bundan sonra bunca yılın deneyiminden çıkardığımız her olumlu sonucu bir STK olma sorumluluğu ile paylaşalım. Bizler gibi, sizler gibi milyonlar gönülden dokunmaya devam etsin istedik. Dokunmak cesaret ister; cesaret için hissetmek gerekir; hissetmek geleceğe duyulan, kendine duyulan sorumluluktur; gelecekse çocuklarımızındır… Farkındaysak dokunmaya devam edelim!
EBRU UYGUN Yönetim Kurulu Başkanı

|