| |
| TOÇEV 'de beraber çalıştığımız Gönüllü Dostlarımız... |
| |
| |
| ıEda ÇETİN |
| |
Biz TOÇEV olarak yola çıkarken küçük hayallerimiz vardı. Tıpkı destek görmeyen çocuklarımızın hayallerinin küçük olduğu gibi… biz nasıl ki onlara destek oldukça onların parıldayan gözleri daha da parlıyor, daha da mutlu oluyor ve hayalleri büyüyorsa, bizde sizlerden destek aldıkça hayallerimizi ve hedeflerimizi büyütüyoruz.
10 okul diye yola çıktık önce, sonra yetmez dedik. Türkiye’yi kapsayan her ilden bir okul onaralım dedik. 81 okul oldu 1 sene içinde…başta ne kadar da büyük gelmişti gözümüze, korkmuştuk, nasıl altından kalkarız diye az fikir çatışması yaşamadık. Gelin görün ki sizden gelen içten desteklerle değil mi ki 81 okulu tamamladık daha nice gelecek desteklerle güzel yurdumuzda onarılmamış köy okulu kalmayacak.
Yollardayız… 03 Nisanı gösteriyor takvimler… bugün Zonguldak’tan dönüyoruz evimize… Sabah çok tatlı bir heyecanla varmaya çalıştığımız Zonguldak’tan adeta dönmek istemiyoruz. Sevgi seline ve kucaklamalarına öyle kapılmışız ki ayrılık esnasında yaşanacak olan o buruk ayrılık sahnelerini hiç hesaba katmıyoruz. O küçücük ellerin “gitme” dercesine sarılışları, sevgi sözcükleriyle bütünleşen “ gitmeyin ne olur” diyen o küçücük diller… sevmeyi sevilmeyi öğreniyoruz hep birlikte… Daha çok onaracağımız okullarımız var, bizi bir umutla bekleyen güzel çocuklarımız var diyerek yollara dökülüyoruz… Yurdumun o canım güzel Çaycuma ilçesinde bir kez daha anladık ki biz onlar için varız… Sizlerde…
Bu gücü onlardan aldığımız için çocuklarımıza teşekkür ediyor, sizlerinde desteğini bir umutla bekliyoruz... |
| |
| ıİrep ÇAKIR |
| |
KİMİN HAYALİ, KİMİN GERÇEĞİ...
Bir köyün sessizliğini ne bozar bilir misiniz? Ağacın arkasında canı sıkılıp anırmaya başlayan eşeğin sesi, tarladan dönen traktörün motorunun homurtusu, yorgunluk atmak için sigara tellendirenleri silkeleyen ikindi ezanı, bir de öğretmenin ‘ders bitti’ sözünü daha havada yakalayıp defterleri saçarak taş yollara dağılan köy çocukları. Hani dere kenarında çelik çomak randevuları vardır ya, aceleleri ondandır. Köyün tozu ayaklarının altında savrulur gider. Önlüklerin düğmesi açılmıştır çoktan. Çünkü oyun beklemez, çünkü onlar çocuktur... Yıllar yılı bir televizyon muhabiri olarak dolaştım Anadolu’yu. Her seferinde bu sesler doldu kulağıma, birbirine karıştı ve girdiğim her köyü bir kartpostal fotoğrafı olmaktan çıkarıp canlandırdı. Capacanlı karşımda duran köylerin kartpostallarda gizlenmiş gerçek sorunları vardı elbet. Susuzluk, bazen karanlık, çoğu zaman birikmiş ve mikrop üreten çöpler, köy büyüklerinin kredi hayali ve köy çocuklarının bitmeyen okul derdi. Köy okulunun dertleri hiç bitmezdi ki! Öğretmen geldi der sevinirsiniz okulun çatısı akmaya başlar, kış gelir yakıt gelmez, küçücük eller titremekten kalem tutamaz, köy halkı okulun duvarını imece usulü örer ama pencereler kırık kalır. Öğretmenin nefes alacağı, iki satır kitap okuyup çocuklara ufuklarını açacak yeni konular derleyeceği bir odası yoktur. Köyün yaşları 7 ile 11 arasında değişen çocukları iki dersliği bölüşürler. Kitap bulunmaz öyle kolay kolay. Sıraların üstünde dirseklerini değil hayallerini eskitir çocuklar...
Oysa köy okulu dediğinin camlarında çınar yapraklarının gölgeleri oynaşmalıdır. Dersi nefesi tıkayan soğuk değil, bir köy çocuğunun büyükşehirde görüp de heyecanlandığı sinemanın anısı bölmelidir en çok. Öğretmen tuvalet demeye bin şahit isteyen yerden öğrencilerin hangi hastalıklara yakalanacağını değil, onlara lisenin kapısını nasıl açacağını düşünürken dertlenmelidir. Köy okulu dediğin küçüktür ama öğretmeninin yüreği büyüktür. Çocuklara büyük büyük hayaller kurdurtup peşlerinden koşturacak kadar içtendir, adanmıştır. Köy okulu kırmızı tuğla çatılı, yeşil pencereli, sarı duvarlı saf kaynak suyu kadar lezzetli bir hayaldir aslında. Çocukların baharda çimlerde yuvarlandığı, seslerinin kuş cıvıltılarına karıştığı, kış geldiğinde de kartopuyla örtülen bir hayal...
Belki de bu hayal yüzünden ben, her sabah evden çıkıp işe giderken oğlumun gıdığını koklayıp, “beni bekle, büyüdüğünde seni keyifle okutacağım pırıl pırıl okullar yapmaya gidiyorum” diyor, günlük ayrılığıma teselli arıyorum. Ben ne mi yapıyorum? TOÇEV’in Milli Eğitim Bakanlığı ve Show TV ile birlikte yürüttüğü Yaşasın Okulumuz kampanyasının koordinatörüyüm. 81 ilde 81 köy ilköğretim okulunu onarmak için başlattık bu kampanyayı. Ve inanın, Doğu Anadolu’da seçtiğimiz okulları sahiplendirip, gelecek maddi destekle onarmak için çok az süremiz var. Eylül geldi mi, kar da kapıya dayandı demektir. İnşaat durur çünkü malzeme bile ulaştıramayız Doğu’nun gözden ırak düşmüş köylerine. Oysa bir hayalimiz var bizim. Yaz bitip çocuklar okullarına döndüğünde karşılarında gerçek bir okul bulsunlar istiyoruz. Onlar tatildeyken siz destekleyin, biz çalışalım, hazırız. Her ilden bir köy okulunu çocuklara ‘Yaşasın Okulumuz’ dedirtecek güzelliğe ve koşullara kavuşturalım.
Muş Yedipınar Köyü Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim Okulu’nda okuyan Seher, televizyonda büyükşehirli yaşıtlarını özel okullarında el sallarken seyrederken, sırasını tir tir titreyerek dört arkadaşıyla paylaşmasın. Hakkari Akçalı Köyü Eğercik Mezrası’ndaki tavanı çökmüş okul sekiz yıl sonra yeniden açılabilsin. Batman Şerbetli İlköğretim Okulu’nun öğrencileri okulun sırtını verdiği tepeden üstlerine toprak kayacak diye korkmasın. Şırnak Çavuşlu Köyü’nün öğrencileri ders aralarında bir koşu eve tuvalete gitmek zorunda kalmasın. Köy okulları cıvıl cıvıl fotoğraf karelerinin parladığı birer kartpostal olsun.
Kimimizin hayalidir köy okulu, kimilerinin acı gerçeği olmasın. Var mısınız? |
| |
| ıAytaç AKHAN - TRT DİYARBAKIR PRODÜKSİYON MERKEZİ SORUMLUSU |
| |
TOÇEV ile tanışmam 1990 yılların sonuna rastlar.1995 yılında Üniversite öğrenimim ilk adımını tamamladıktan sonra TRT’de iş hayatına başladım. Televizyon bölümünde değişik birimlerde görev aldım. Özellikle Eğitim Kültür Programlarında çalışırken TOÇEV ile ilgili birçok program yayını gerçekleştirdik. Ben özellikle ortaokuldan sonra zor şartlar altında okudum. Babamın emekli olması ve emekli maaşının dışında gelirimizin olmaması nedeniyle 5 kardeş zorluklar içinde okumaya devam ettik. Lise döneminde her akşam başımı yastığa koyduğumda hep güzel günleri düşünerek iyi bir okul bitirip iyi bir kariyer yapmak hayaliyle uyurdum. Bir taraftan da çevremde okuyamayan veya maddi zorluklar çeken arkadaşlarımı görünce şükrederdim. Lise döneminde okuyabilmek için hem çalışır hem de okula giderdim. Ailem okumaya çok büyük önem verirdi. Bu yüzden bütün çocuklar okuyabildiği kadarıyla okudu. Hayatın zorluklarını yaşayan biri olarak zorluk çekenlerin manevi durumları hakkında geniş fikirlerim oluştu. Kendimce çevremde ulaşabildiğim kadar insana ulaşıp duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Görev icabı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini il il ,ilçe ilçe ,köy köy dolaştım.Hemen hemen gittiğim birçok yerde aynı yüzler aynı gözler beynime kazındı.Okumak isteyen ancak ailesinin maddi durumu nedeniyle okuyamayan ve çalışan bilgiye aç gözler ve beyinler hep karşımdaydı.İşte bu gezilerin birinde Adıyaman gönüllüsü Ferit BİNZET ile tanıştım.Bana TOÇEV’i anlattı. Sevgi dolu yürekleri , ışıldayan gözleri anlattı.İşte dedim yıllardır bir şeyler yapmak istediğim an geldi.
Bu gözlerin ışıltısını yansıtmak ve insanlara duyurmak gerekliydi. TRT de son 5 yıldır Prodüksiyon Merkezi Sorumluluğunu yürütüyorum. Hep dua eder ve hayal kurardım kendi adımın yazıldığı bir tabelanın asıldığı içinde yeni beyinlerin yetiştiği cıvıl cıvıl sıcacık bir okul. Bu hayalim için henüz maddi imkânım olmadı ancak bu beni amaçlarımdan geri döndürmedi. Aksine daha da kamçıladı. Bu olmazsa başka ne yapabilirim diye.
Ferit arkadaşımla oturduk uzun uzun sohbet ettik. Neler yapabiliriz diye. Her şey bir gülümseme için deyip kolları sıvadık. Son beş yıl içinde ekranlarımızı TOÇEV’e açtık. Diyarbakır Prodüksiyon Merkezi olarak TOÇEV ile birlikte birçok programa imza attık. İnsanlara anlatmaya çalıştık. Kendimizi anlattık çocuklarımızı anlattık hayatı anlattık. Beraber güldük beraber ağladık. Bir çocuğu bir an bile gülümseyerek görmek bize dünyaya bedeldi. Bunu ne maddi nede manevi olarak anlatmaya kelimeler yetmezdi. TOÇEV’in özellikle bölgemizde yapmış olduğu çalışmaları büyük bir gayretle takip edip başarılı çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Onlar bu bölgeye fidan ektikçe bizde sulamaya, yeşertmeye ve büyütmeye devam edeceğiz.
Biz Eğitimci kimliğimiz ile kurumsal anlamda halkımızın bilinçlenmesi adına gerekli tüm gayretleri sarf ediyoruz. Gerek Vizyonumuz gerekse Misyonumuz bunu gerektiriyor. Sivil Toplum kuruluşlarının bu tip çalışmaları için tüm takdir hakkımızı kullanarak tüm güzellikleri ekranlara taşımak ve insanlara sevgiyi saygıyı aşılamak en büyük gayretimiz. Sonuçta “bir şey değişir her şey değişir”. Yeter ki isteyelim ve bir yerlerden başlayalım.
|
| |
| ıErkan Ayan - İpaş İplik San. ve İhracat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı |
| |
TOÇEV'li Ebru Yarcan.. Onun için söylenebilecek o kadar güzel şeyler var ki... TOÇEV'i yarattı ve yürütüyor. İnsan, Türkiye'mizin değerleri olan çocuklarımıza sahip çıkmalarına seviniyor ve gurur duyuyor. Ülkemizin yarınlarında, eğitimin katkısını, 'Bizde böyle olacağız' diyerek, ileri ülkeler seviyesine adım adım ulaşımını görüyoruz.
Sizden 5 dakika için düşündüklerimi hayal etmenizi rica ediyorum. Anadolu'da bir köyde veya şehirde yaşıyorsunuz. Babanız evinize bakıyor. 5 kardeşiniz var, yaşlarının arası bir veya iki, kimi kız kimi ise erkek. Babanız maddi yetersizlikten dolayı sizi okutamıyor ve çaresizce, 'Okula gidemezsin sen de git çalış!' diyor. Yaşınız 7-8, eğitim olanakları olmayınca, kalan tek çare çalışmak. Ama siz okuyup, büyük işler yapıp, hayalinizdeki gibi öğretmen olmayı, polis olmayı kısacası değerli ve faydalı bir insan olmayı düşünüyorsunuz. Ama nafile olmuyor.. Olmuyor ve okula gidemeyeceğinizi anlıyorsunuz. İşte tam o anda karşınıza TOÇEV çıkıyor. Okuma isteği olup da, okuyamayan çocukları okutuyormuş. Hem de annenizin ve babanızın yanından ayrılmadan, onlara maddi külfet olmadan. Seni kabul ederler mi? diye düşünüyorsun. Ve müracaat ediyorsun, kabul ediliyorsun. Sevincinizi bir düşünün !
İşte bunu sizlerin adına sizlerden aldığı maddi ve manevi güçle ve gönüllüler ordusuyla TOÇEV yapıyor, çok da iyisini yapıyor. Bravo bu işi becerenler. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hele Ebru Yarcan'a binlerce teşekkürler. Yolunuz açık olsun... DEVAM...! |
| |
| ıFerit Binzet - Gönül verenlerin desteğiyle paylaşmaya devam ediyoruz.. - TOÇEV GAP Bölge Sorumlusu |
| |
Herkese selam, gönül verenlere, paylaşanlara ve gelecek için çalışanlara…
Neler yaşıyoruz! Neler yapıyoruz ve neler görüyoruz neler!..
Biraz GAP Bölgesine uzanalım.. Bizlerin gördüklerini, yaşadıklarını ve hissettiklerimizi paylaşamayan ve sesli düşünemeyenlere…
Kendi dünyalarında sadece hayalleriyle yaşayıp umutlarını sevdiklerine, gönül verdiklerine bağlayan ama gelecek için planlayanlara.. Ne kadar böyle genç var biliyor musunuz? Ne kadar öğrenci var? Bu çocukların ve gençlerin hayallerini paylaşmak ve onlara yardım edebilmek için işte burada biz devreye giriyoruz... Hiç yardım aldınız mı bilmiyorum ama yardım almanın ne kadar zor ve önemli olduğunu düşünmek değil yaşamak lazım. Ayaklarınıza giyeceğiniz bir ayakkabınız ya da üzerinize giyecek bir önlüğünüz yok! Terlikle okula gidiyorsunuz, günlük kıyafetlerinizle okula gidiyorsunuz… Tabi ki zorunluluktan…
TOÇEV bu anlamda geleceğe umutla bakan çocukların, yarınlarımızın daha iyi şartlarda okuması ve gelişmesi adına üstlendiği misyonla sizlerin ve bu insanların geleceklerinden kendilerini sorumlu tutanların desteği ile gülümseyen yeni yüzler yaratmak ve onlarla paylaşmak adına zor ama güzel bir yolda ilerlerken büyümekte ve sizlerin desteği ile güçlenmekte. Bir okul açılışı düşünün yolu olamayan ama bu açılış için saatlerce seyahat etmek zorunda olduğunuz dağların arasında kuş uçmaz kervan geçmez bir yer düşünün. Bir hastanız olsa ambulans bile bulamazsınız nerden ve nasıl gideceksiniz? İşte böyle bir köy. Ama yolun sonunda elinde olanları sizlere ikram etmek için her şeyini seferber etmiş bir köy bu.
Bütün köy halkı sanki başbakanı karşılar gibi sizi bekliyor... Her şey sizsiniz… İşte her şeyi devletten beklememek adına burada TOÇEV bir okul onarıp gelecek için umutları, planları ve beklentileri olan bizim çocuklarımıza destek oluyor. Biz buradayız ve sizler için diyebiliyorsa hepimiz demeliyiz ve paylaşmalıyız. Gelin bizler gibi düşünen, paylaşan ve gülümseyen yeni yüzler için el ele verelim. Bir çocuğun eğitimine, okuduğu okulun fiziki şartlarının iyileştirilmesine ya da hayallerine ortak olalım. Mutluluklarımızı ve umutlarımızı paylaşalım. Hepimiz umutlarımızın esiri değil miyiz? Çoğu zaman umut etmeyi yaşam tarzı haline getirmişizdir. Umdukça büyümüşüzdür, belki de umutların tükendiği yerde de kalakalmışızdır. Tamamen çıplak ve savunmasız... Bu anda bile ayakta kalma savaşı veririz. Kimi zaman nedenini bile bilmeden sonunda mutlu olur muyuz diye düşünmeden umut ederiz. Ve umut ettikçe de olgunlaşırız. Mutluyuzdur aynı zamanda, neden mi?
Umutlarımız bile bize mutluluk verir, huzur verir... Kimi zaman gerçekleşir kimi zamanda gerçekleşmez ama yinede mutluyuzdur...
Umut ettiklerimiz bize güç ve sevgi kazandırır. Sevginin bir anlamı da umut değil midir zaten? Umdukça sevmez miyiz?
Sevdikçe umutlanmaz mıyız?
Zamanla alışırız umutlara ve vazgeçemez oluruz... Geriye baktığımızda sadece umutlarımızla ayakta olduğumuzu, umutlarımızın bizi kuvvetlendirdiğini görmez miyiz? Sonrada bakarız halimize ve şöyle deriz;
Sevgi umutlardan ibarettir umutsa umutsuzluktan... Biz umutları olan herkesi birer TOÇEV gönüllüsü yapmaya ve paylaşmaya davet ediyoruz..
|
| |
| ıMustafa Sarıgül - Şişli Belediye Başkanı |
| |
Cumhuriyetimin kurucusu M.Kemal Atatürk, 'Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar' diyor. Çocuklarımızı, dolayısıyla vatanı korumanın en akılcı yolu ise onları eğitmekten geçiyor. Özellikle, okumaya istekli çocuklarımıza bu yolu açmaya çalışan TOÇEV, büyük kurtarıcımızın söylediği gibi, vatan korumak gibi kutsal bir göreve katkı veriyor, bu görevi yerine getiriyor. TOÇEV Vakfı ile çalışmaktan her zaman mutluluk ve onur duydum.. |
| |
| ıNeriman Akdoğan Karaçam |
| |
Ben bu masala vakfın ilk kurulduğu sene olan 1994 yılında bir peri kızıyla tanışarak katıldım. Peri kızının ismi Ebru Yarcan'dı. Her şey büyük hızla değişmekte.. Fakat TOÇEV'in bitmek bilmeyecek bir masal olacağına eminim. Şu anda büyük bir kitleye mal olmuş TOÇEV'in ve peri kızının ışığı hiç sönmeyerek, Türkiye genelinde yüz binlerce çocuğa yayılmaya devam edecektir. Bizler bu yüzden varız. Sizlerin de TOÇEV çocuklarının mutluluğunu ve gözlerindeki parıltıyı gördüğünüzde bu masalda yer almak isteyeceğinizden eminim.. Günümüzde herkesin dilinde olan sloganın kaynağı da peri kızının yarattığı bu masal değil mi? |
| |
| ıNükhet Duru |
| |
Sevgili Dostlar,
'Dünyaya gelmiş tüm çocuklar eşit haklara sahip olmalıdır' sloganının içerdiği derin manayı TOÇEV ile kavradım desem yanlış söylemiş olmam. Evet anaç ruhlu ve herkesi sevmeye açık bir yapım vardır ama bu iç güdüsel bir olgu.Bu elle tutulan gözle görünen ve tek tek gözdeki pırıltının... varmaktan bahsediyorum.
Sevgili Ebru Yarcan’ın başkanlığında öyle güzel bir gönüllü melekler grubu ile tanıştım ki yaptıkları toplumun hizmetine...heyecan ve çoşku beni çok etkiledi. Yalnızca kendi ve yakın çevrenin ve gördüğüm tüm çocukları seven bu... daha da sevmeye ve hayallerimi duyumsayıp dert etmeye başladım.Öyle masum yeni bir defter kalem arzuları varki bunu karşılayamamış olmak yüreğimi...ama TOÇEV’in melekleri benim tatlı kardeşim Ebru ile , tüm eksikleri var etmeye and içmişcesine çalışıyorlar ve onlarla gurur duyuyorum.
|
| |
| ıPfizer 2002 Toplum Takımı |
| |
1998 yılında Pfizer çalışanları arasında Toplum Takımı kuruldu. Üyeleri gönüllülük ilkesine dayalı olarak belirlenen ve her yıl yenilenen Toplum takımı 2002'de 5 yaşını doldurdu. Bu sisteme göre şirket, çalışanların maddi katkıda bulunduğu tüm toplumsal projelere onların katkısı kadar kaynak sağlıyor. Bu uygulamaya en güzel örnek, TOÇEV projesidir. TOÇEV'e 80 civarında Pfizer çalışanının manevi aile olarak yaptığı aylık sabit bağışlar, şirket tarafından birebir destekleniyor. Vakıf yönetimi aracılığı ile ihtiyaç sahibi okula ulaştırılıyor. Tüm projeler gerçekleştirilirken sosyal sorumluluk anlayışının etik bir çalışma anlayışı ile paralel gitmesi gözetiliyor.. |
| |
| ıŞemsi İnkaya |
| |
Toçev eğitimlerini karşılıksız üstlendiği 1200 genç aldıkları çağdaş eğitimle yakın bir gelecekte her türlü bencillikten ve halka yüksekten bakma tiryakiliğinden uzak gerçek anlamda paylaşımcı ve ortak üretimden yana Atatürkçü laik bir aydın tavrını ve örneklerini her türlü baskıya rağmen inadına sergileyeceklerdir.
Ahmetler , Leylalar , Hüseyinler , Azizeler , Ufuklar , Hacerler , Füsunlar... Ne mutlu sana EBRU YARCAN...
Şimdi öğrencilerin sana bir onurlu kimlik daha sunuyorlar.“IŞIK ANA” NE MUTLU SANA TOÇEV...
|
| |
| ıUğurkan Erez |
| |
Hayatta en değer verdiğim iki kişi ; annem ve babam olunca ; çocukluk ve gençlik yıllarım eğitimcilerle ve sorunların gözlemlemekle geçti. Çünkü genç cumhuriyetimizin öğrencilerinin , öğretmenlerin , okullarının , çektiği maddi ve manevi sıkıntılarının tam ortasında büyüdüm. Ve daha o yıllarda canımdan çok sevdiğim ülkem için yapabileceğim en büyük hizmetin , bir eğitim neferi olmak olduğuna karar verdim.Bu amaçla askerlik yıllarımda ve halen belirli kurumlarda öğretmenlik yapmakla ve bireysel maddi yardımlarda bulunmakla beraber; daim bir kurumla her şeyin daha organize ve planlı olabileceğini hayal etmekteyim. Ve işte tam o sırada sevgili dostum Ebru Yarcan’ ı ve TOÇEV’ i tanıma fırsatım oldu.TOÇEV ülkemiz ve çocuklarımız için bir ışık, büyük bir şans. Bu organizasyonun kuruluşunda ve yaşatılmasında emeği geçenlerin ülkeye yaptıkları hizmet kelimelerle anlatılmaz.Ben de bu kişilere fahri olarak bir takım hizmetler sunmaktan büyük kıvanç duyuyorum. Her zaman sizlerin yanındayım, emeği geçen herkesi kutluyorum.
|
| |
| ıYelis Ayan Eştaş |
| |
Sene 1994. Altı arkadaş kafa kafaya vermiş, Ebru'nun heyecanını paylaşarak hayalindeki oluşumu hayata geçirmek için nereden başlayacağımızı tartışıyoruz. İtiraf etmeliyim ki, o gün aynı coşkuyu hissetmeme rağmen bu işin bürokratik yönlerinden dolayı zorlanacağımızı ve elimizde olmayan sebeplerin bizi engelleyeceğini düşünmüştüm. Açıkcası istekli fakat kötümserdim. Kolları sıvadık , çalışmaya başladık...
Vizyon, inanç, coşku... Bizde zaten var! Yeter ki paylaşmaya devam edelim. |
| |
| ıTuncer Köklü - Ata Holding Toplam Kalite ve İnsan Kaynakları Koordinatörü |
| |
Okumak her çocuğun hava kadar, su kadar, barınma kadar doğal ihtiyacı. TOÇEV ile tanıştığım sene, bünyesinde bu ihtiyacına cevap bulamayan onlarca çocukla yüzyüze geldim. Bugün bu rakamı TOÇEV, binlerle ifade ediyor. İşte TOÇEV maddi imkansızlıklar nedeniyle okumaa hakkını kullanamayan çocuklara bu imkanı sağlıyor. Bugün ne mutlu ki Ata Holding olarak TOÇEV ile birlikte projeler üretme imkanı bulabildik. Çalışanlarımız, TOÇEV'in yaptığı tanıtım toplantısının ardından 'Yarının Umutları' adıında bir platform kurdular. Bu platform 'eğitime destek için varız, sen de var mısın?' sloganıyla tüm grup şirketlere yayılmaya başladı...Ata Holding de bu platforma çalışanların okuttuğu sayı kadar çocuk okutarak katkı sağlamaya karar verdi. Bu kapsamda holding şirketlerimizin çalışanlarının manevi aile olması halinde bir çocuk da çalışanımızın himayesinde, Ata Holding tarafından okutulmaya başlandı.. |
| |
|